Özgür B ft. Mansur Ark - Nazar
İletişimHaber GönderHaber Gönder

 Ana SayfaForumİndirEtkinliklerFoto GaleriVideoRöportajHaber
Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Cvp:1 Mayıs 2008 (1 inceleyen) (1) Misafir
_GEN_GOTOBOTTOM Cevapla Bu başlığı beğenen üye sayısı: 0
BAŞLIK: Cvp:1 Mayıs 2008
#2415
Sebla_aaa (Yetkili)
Yetkili
Toplam Mesajı: 221
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Şırnak'tan Şehit Haberi 3 hafta, 5 gün önce Başarı: 6  
17.04.2008

Küpeli'de Çatışma:1 Şehit, 13 Yaralı
Şırnak'ın Küpeli Dağı'nda sürdürülen operasyonda çıkan çatışmada Piyade Onbaşı Sezai Kan şehit oldu, 13 asker de yaralandı. Yaralı askerler helikopterlerle Şırnak Asker Hastanesi'ne kaldırıldı.
Şırnak'ın Küpeli Dağı'nda PKK'lı teröristlere karşı başlatılan hava destekli operasyonlar sürerken, bu gece saat 23.00 sıralarında bir grup teröristin yeri belirlendi. Bu yöne kaydırılan güvenlik güçlerinin 'teslim ol' çağrılarına teröristlerin ateş açması üzerine sıcak temas sağlandı. Çatışmada Piyade Onbaşı Sezai Kan şehit olurken, 13 asker de yaralandı. Yaralı askerler helikopterlerle Şırnak 23'üncü Jandarma Tümen Komutanlığı'ndaki Asker Hastanesi'ne getirildi. Teröristlerin kayıpları konusunda ise henüz bilgi alınamadı.
Bölgeye takviye güvenlik güçleri sevkedilirken, çatışmaların yer yer devam ettiği öğrenildi.
Diyarbakır'ın Ergani ilçesi Kaymakamı Enver Ünlü, şehit Sezai Kan'ın cenazesinin bugün helikopterle Diyarbakır'a getirileceğini belirterek, "Şehidin cenazesi daha sonra doğum yeri olan Ergani ilçesine bağlı Yapraklı Köyü'nde düzenlenecek törenin ardından toprağa verilecek" dedi.


'Ismarlama' Bildiri Ankara'yı Karıştırdı
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Luiz Maria De Puig, parti kapatmalara karşı çıkan bir bildirinin yayınlanması için Türk heyetinden talep geldiğini açıkladı. Heyet Başkanı AKP'li Mevlüt Çavuşoğlu ise "Başkan'la 2 kez görüştüm ama böyle bir talebim olmadı. Bildiri kararı ben Strasbourg'a gelmeden önce alınmış" dedi.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) Türkiye'de açılmış bir parti kapatma davasıyla ilgili olarak ilk kez gündeme aldığı bildiri hazırlığı krize neden oldu. AKPM Başkanı Luiz Maria De Puig, dün NTV'ye yaptığı özel açıklamada, bildiri talebinin Türk heyetinden geldiğini açıkladı. Puig "Bu seferki fark, bu bildiriyi yayımlamamız için bize talepte bulunulmuş olması. Bilmenizi isterim ki, bu talep Türk heyetinden geldi. Hatta heyete göre, Türk Parlamentosu Başkanı bizi resmi olarak Ankara'ya davet edecek. Çünkü, sadece bir siyasi partiyle ilgili bir konu olsa kabul etmezdik. Başka durumlarda da siyasi partilere karşı kapatma davaları açılmış ama o durumlarda bizden böyle bir eylemde bulunmamız istenmedi" dedi. Puig'in ofisinden sızan bilgilere göre, bildiriyi AKP'li milletvekilleri talep etti.
Bugün yayınlanması beklenen bildiride parti kapatılması konusunda Avrupa Konseyi bünyesinde görev yapan Venedik Komisyonu'nun prensipleri hatırlatılacak ve şiddeti savunan ile şiddet uygulayan partilerin dışında herhangi bir siyasi parti kapatılmasının Avrupa demokrasisine aykırı olduğunu vurgulanacak.
Merhamet Dilenciliği
Puig'in sözleri halen Strasbourg'da bulunan ve 8 AKP'li, 2 CHP'li ve 2 MHP'li olmak üzere 12 kişiden oluşan AKPM'deki Türk heyetinde krize neden oldu. Heyette yer alan MHP'li Tuğrul Türkeş ve Ertuğrul Kumcuoğlu, bunun üzerine heyetten ayrı olarak bugün konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyeceklerini açıkladılar. MHP Ankara Milletvekili, emekli büyükelçisi Deniz Bölükbaşı, "AKP, Türk yargısını baskı altına almak için kapı kapı dolaşmaya başlamıştır. Bunun başka bir anlamı yok. Destek ve merhamet dilenciliği yapıyorlar" dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici de "Bu, Türk siyasetinde kabul edilebilecek normal bir durum değil. AKP'ye tavsiyemiz meşruiyet sınırları içinde problemlerine normal siyaset vasıtalarını kullanarak çözüm aramalarıdır. AB kapsamında iç siyaseti değerlendirme alışkanlığı, bedeli olan taviz politikalarının önünü açan tehlikeli süreci başlatır" diye konuştu.
CHP'Den Sert Tepki
CHP'li üyeler ise bu gelişmelerden CHP Genel Merkezi'ni bilgilendirdi. Dün toplanan CHP MYK'da konu ele alındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, tepkisini şöyle dile getirdi: "Kapatma davasını engellemek için AKP'nin yurtiçinde ve yurtdışında yaptığı girişimler yargıya açık ve saygısızca müdahale niteliği taşımaktadır. Cumhuriyet tarihimiz boyunca Türkiye'de hiçbir siyasi parti yargı denetiminden kurtulmak için yabancı ülkelerden medet ummamıştır, şefaat istememiştir. Bu yola ilk defa başvuran AKP iktidarı olmuştur. Bunun son örneği AKPM Başkanı'nın bugün basına yaptığı açıklama ile inkar edilemez biçimde ortaya çıkmıştır. Hiç kimse unutmasın ki Türkiye müstemleke değildir."
Teklif Getiremedim
Türk Grubu Başkanı AKP'li Mevlüt Çavuşoğlu, yaptığı açıklamada, Puig'le iki kez baş başa görüştüğünü, ancak böyle bir talepte bulunmadığını savundu. Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Başkanlık Divanı'ndaki bildiri kararı, ben daha Strasbourg'a gelmeden önce alınmış. Bu kararın, benim uçağım inmeden önce alındığını Başkan kendisi bana bildirdi. Başkan, görüşmemizde 'Bir taslak metin üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca Türkiye'ye gelme kararı verdik' dedi. Sonra salı günü yeniden makamına çağırdı. 'Türkiye'ye gelme kararımızı söylemiştik ama bunun için bize bir davet mektubu gerekir. Delegasyon olarak bunu yapabilir misiniz?' diye sordu. Meclis Başkanı'na ileteceğimi söyledim. Zaten kendisi de ikinci bir açıklama yapıp 'Davet mektubu konusunda yardım istedim, başka türlü yorumlanmış' dedi. Ben Avrupa Demokratlar Grubu'nun toplantısında bu konu sorulduğunda bile 'Bir tarafta kendi partim, bir tarafta Türk heyeti başkanıyım, benim herhangi bir teklif getirmem söz konusu olamaz. Türkiye'yi şikayet eder duruma düşmek istemem' dedim."
AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ise "Bizim böyle bir talebimiz ve girişimimiz yok, dezenformasyon olduğunu düşünüyorum" dedi.
Türk Heyeti
Mevlüt Çavuşoğlu-AKP
Ruhi Açıkgöz-AKP
Lokman Ayva-AKP
Özlem P. Türköne-AKP
Mehmet S. Tekelioğlu-AKP
Mustafa Ünal-AKP
Erol Aslan Cebeci-AKP
M. Nursuna Memecan-AKP
Haluk Koç-CHP
Birgen Keleş-CHP
Tuğrul Türkeş-MHP
Ertuğrul Kumcuoğlu-MHP


Petrol 115 Doları Aştı!
ABD'deki ham petrol ve benzin stoklarının büyük ölçüde azalması, New York Borsası'nda ham petrolün vadeli fiyatının dün ilk kez 115 doları aşmasına ve arka arkaya üç gün yeni rekor kırmasına neden oldu.
New York Borsası'nda Mayıs ayı tesimli hafif ham petrolün varil fiyatı bir önceki güne göre 1.14 dolar yükselerek, 114.93 dolarla kapandı. Hafif ham petrol fiyatı bir ara 115.07 dolarına ulaşmıştı.
ABD Enerji Bakanlığı tarafından dün benzin stokuyla ilgili olarak yayımlanan rapora göre, 11 Nisan'a kadar olan bir haftalık sürede, ABD ham petrol ve benzin stoklarında yaşanan düşüşler piyasadaki beklentilerin çok üstüne çıktı.
Yaz mevsiminde araba kullanımının zirveye çıkmasıyla birlikte, benzin arzının normal düzeninde olup olmayacağından duyulan kaygı, petrol fiyatında dünkü yükselişe yol açan başlıca nedenlerden biri oldu.


Öğrenciler doğa sporu yaparken nehir taştı. Nehir sularına kapılan 6 öğrenci ile öğretmenleri boğularak yaşamlarını yitirdi.
Yeni Zelanda’nın Kuzey Adası’ndaki Tongariro Ulusal Parkı’nda tırmanış yapan 10 öğrenci, 1 lise öğretmeni ve 1 kurs öğretmeni, Mangatepopo Nehri’nin aniden taşması sonucu sulara kapılarak sürüklendi. Kurtarma ekipleri tarafından 5 kişi nehirden sağ olarak çıkarılırken, 6 öğrenci ile kurs öğretmeni hayatlarını kaybetti.
Uyarı yapılmıştı
Nehir sularına kapılan öğretmen ile öğrenciler, Auckland kentindeki bir liseden, Sir Edmund Hillary Doğa Sporları kursuna katılan 40 kişilik grubun bir bölümünü oluşturuyordu. Meteorolojinin şiddetli yağmur uyarısına rağmen geziyi düzenleyen organizatörler suçlanıyor.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
Gel Tezkere... Gel Tezkere...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2426
Sebla_aaa (Yetkili)
Yetkili
Toplam Mesajı: 221
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Ekonomik Kriz Kapıda 3 hafta, 4 gün önce Başarı: 6  
18.04.2008

Anadolu'da İşler Durdu
Dünya ekonomisi sıkıntılı günler geçiriyor. Hem bu durumdan etkilendiği için, hem de ilave iç sorunlar ve belirsizlikler nedeniyle Türkiye ekonomisinin sorunları da giderek büyüyor.
Özellikle Anadolu'da ve küçük işletmelerde büyük sıkıntı var. Şirket kapanışlarındaki artış dikkat çekiyor. Dün açıklanan TÜİK verilerine göre küçük esnafa ait iş yerlerindeki kapanışlar yüzde 225 artmış! Bazı illerde şirket kapanışlar açılışların kat kat üstünde.
Birçok ilin oda başkanları ile durumu konuştuk... Anlattıkları, durumun tahmin edilenden daha ciddi olduğunu gösteriyor.
İşadamı, sanayici ne olacağını bilmediği, önünü göremediği için ödemeleri durduruyor, yatırım yapmıyor, piyasa tıkanıyor. Tahsilat yapamayan firmalar işlerini çeviremiyor, icralık oluyorlar...
'Teminat mektupları paraya çevriliyor'
Erzurum TSO Başkanı Muammer Cindilli: Son 6 aydır durgunluğun ötesinde işyeri kapatmalar ve iflaslar var. 40-50 yıllık firmalar kapanıyor. Teminat mektupları paraya çevriliyor. Ticari kabahat oranları arttı. Protesto edilen çek-senet oranı ortalamanın üzerinde. Kanuni takipte de oldukça vahim bir tablo sergileniyor. Kuzeydoğu Anadolu'da özel bir durum da var.
'Ödemelerde tahsilat sorunu yaşanıyor'
Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş: Ciddi durgunluk var. Kapasite düşüşü söz konusu. Bütün işletmelerimiz işçi çıkarıyor. En büyük darbeyi tekstil ve konfeksiyon yedi. İhracatta artık fiyat tutturmak zor. ithalatta rekabet şansı kalmadı. Dünyadaki gelişmelerin yanı sıra AKP'ye kapatma davası tedirginliğiyle iç piyasada daralma yaşanınca, sıkıntının boyutu arttı. Ödemelerde tahsilat sorunu var. Piyasanın bu hale geleceğini söylüyorduk.
'Bitme noktasındayız sessizlik korkutucu'
Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı: İnsanlarımızın ekonomisiyle TV'de konuşulanlar ayrı. Bizim insanlarımız yaşayamıyor. Fındık girdileri yüzde 150 arttı. Geçen hasat öncesi bahçe altını temizlemek için 5-6 YTL olan ilaçlar, şu anda 14 YTL. Ekonomide ciddi sıkıntılar var. Sessizlikten korkuyorum. Herkes sıkıntıyı görüyor. Sibirya soğukları nedeniyle dal kurumaları oldu. Bu yaz 30 derecenin üzerinde sıcaklık bekleniyor. Bu da bizi bitirir.
'Kimse alışveriş yapmak istemiyor'
Tokat TSO Başkanı Orhan Sarıtaşlı: Şehirde büyük bir durgunluk var. Daha önce alınmış kredi ödemelerdinde sıkıntı yaşanıyor. Ticaret erbabı çeklerini ödeyebilmek için çırpınıyor, yeni kredi alıyorlar. Kimse alışveriş yapmak istemiyor. Tokat'ta inşaat sektörü en canlı sektördü, bıçakla kesilmiş gibi durdu. İşlerin kesilmesi özellikle AKP'nin kapatılma davasıyla başladı. Şehirde büyük bir tedirginlik var. Belirsizlik ve güvensizlik yaşanıyor.
'Sadece icra takibi var, avukatlar kazanıyor'
Kastamonu TSO Başkanı Halil Öztosun: Genel durgunluğun yanında Kastamonu'da borçlanma krizi var. Nüfusu 80 bin olan Kastamonu'da 4'üncü icra müdürlüğü açıldı. Artık rahatça kriz var diyebiliyorum. Daha önce gördüğümüz tüm krizlerden daha kötü. Daha önce kriz gelmeden para kazanmıştık, krizde harcadık. Bu sefer yok. İnşaat sektörü en hareketli sektördü, aniden durdu. Herkes borçlu. Sadece icra takibi yapan avukatlar çok kazanıyor.
'Ankara'da en önemli problem tahsilat'
Ankara Sanayi Odası Nurettin Özdebir: Bir durgunluk var. OSB'deki elektrik tüketiminde 2001'den bu yana yaşamadığımız oranda bir düşüş yaşanıyor. Dayanıklı tüketim mallarında çok bariz bir düşüş var. Ankara'daki en önemli problem tahsilat. Firmalar sattıkları ürün veya hizmetin parasını almakta zorlanıyor. Bu nedenle riskli gördükleriyle ticaret yapmıyorlar. Bu nedenle piyasada durgunluk hat safhada, kıpırtı yok.
'Kimse kimseye ödeme yapamıyor'
Anyalya TSO Başkanı Kemal Özgen: Antalya ilk defa bu kadar büyük bir sıkıntı çekiyor. En büyük sıkıntı nakit olmaması. Kimse ödeme yapamıyor. Dönen çek ve protestolu senetlerde artış var. Küçük ticaretle uğraşanın durumu kötü. Kredi başvurularında artış yaşanıyor. Ancak bankalar temkinli.
'Borçlar arttı, GAP'a hiç el atılmadı'
Şanlıurfa TSO Başkanı İsmail Demirkol: İşler gerçekten çok kötü. GAP'a hiç el atılmadı. Başbakan acil eylem planında GAP için 12 milyar harcayacaklarını söyledi ama yapılan hiçbir şey yok. 2 ay önce Bakan Nazım Ekren bölgeye gezdi, rapor hazırladı. Ancak hiç bir şey yapılmadı. Senetlerin çoğu protestolu, borçlar alabildiğine arttı, el değiştirmeler, kapanan fabrikalar var.
'Ne kadar süreceğini bilmediğimiz risk var'
Çorum TSO Başkanı Kenan Malatyalı: Protestolu senet artışları ekonomideki kötü gidişatın göstergesi. IMF küresel mali krizin uzun süre devam edeceğini söylüyor. Önümüzde ne kadar süreceğini bilmediğimiz bir risk var, kuşkusuz bunun olumsuz etkileri oluyor ve olacaktır.
'Global krizin etkisi var, kapatma davası da etkili'
Konya Sanayi Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil: Piyasada belirgin bir sıkıntı var. Sanayici için en büyük tehdit ise hammadde girdilerine ulaşamama. Dolar kurunun yükselmesi, hammadde fiyatlarını yukarı çekti. Dünyadaki ekonomik kriz Türkiye'yi etkisi altına almaya başladı. Piyasada seçim süreci ve AKP'ye açılan kapatma davasının olumsuz etkileri var. Bunların ardından gelen belirsizlik kötü oldu.
'Van'da çok büyük bir durgunluk var'
Van TSO Başkanı Zahir Kandaşoğlu: Organize Sanayi Bölgemizde birkaç firmamız battı. Çok büyük durgunluk var. Ekonomiyi harekete geçirecek ihaleler uzun süredir yapılmıyor. Sınır ticaretinde bir ara yaş sebze meyve ithalinden dolayı bir hareketlilik oluşmuştu. Onun süresi de kısa bir süre sonra bitiyor.
'958 üyemiz iflas etti, kaderimize terk edildik'
Ardahan TSO Başkanı Latif Tosunoğlu: Ardahan'da ekonomi yok ki durgunluk olsun. Ardahan şehri adeta kaderine terk edilmiş durumda. Ne devlet var, ne özel sektör var. 958 üyemiz iflas etti. Bu resmi rakamdır. Ardahan'ın durumu çok kötü.
'Durgunluk devam eder, belirsizlik artıyor'
Kocaeli Sanayi Odası Yılmaz Kanbak:
Piyasada bekleme hakim. Üçüncü çeyreğe kadar bu durgunluk devam eder. Ekonomi hükümetin gündeminden düştü. Ekonomiye yönelik uzun süredir birşey yapılmıyor. Yerli-yabancı yatırımcı önünü göremediğinden yatırım yapamıyor.
'Şehirde yaygın bir durgunluk söz konusu'
Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan: Piyasalarda çok ciddi bir durgunluk var. Özellikle burada tekstil ve plastik ayakkabı sektörlerinde yaygın durgunluk var. Özellekle çalışan kesim tüketici kredi ödemelerinde zorluk çekiyor. Geri ödenmeyen çek - senet sayılarında ciddi artış var.
Bunlar küçük işletmeler. Çek ve senetleri hammadde alımlarında kullanıyorlar. Burada sıkıntı yaşanınca da bu durum üretime yansıyor ve zincirleme durgunluk yaşanıyor. Durgunluk özellikle KOBİ'lerde var.
'Çok büyük kriz kapıda'
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Kilci: Kayseri'de 75 şirket kayyumda, hacizde, bilirkişide. Ekonomik sıkıntının baş gösterdiği bir süreçteyiz. Son dönemde 7 bin 700 kayıtlı işçi işten çıkarıldı. Karşılıksız çek-senet oranı yüzde 50 arttı. Çok büyük bir kriz kapıda..
'İşsizlik ciddi boyutta'
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ümit Mıhlayanoğlu: Her geçen gün kapanan şirket sayılarında daha büyük artış görüyoruz. İşsizlik ciddi boyutlara geldi. 2008 ilk çeyrek rakamları kötü.
O kaybı telafi etmek kolay değil. Daha fazla özel sektörün üstüne gidilmemeli. Üzerindeki yük hafifletilmeli. Sosyal Güvenlik Yasası hâlâ çıkmadı. Hükümetin enerjiyle ilgili politikası yok. Enerji maliyetleri sanayicinin belini büküyor.
'Şirket kapanışları arttı'
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Celal Sönmez: Türkiye ekonomisinde yaşanan olumlu gelişmeler bugüne kadar ilk bizde hissedilerken, olumsuz gelişmeler de en derin boyutuyla bizde (Bursa) yaşanır.
Kapanan şirket sayısında artış var. Dünyadaki kötü gidişatın yanında Türkiye'de kapatma davasıyla oluşan belirsizlik eklendi. Bu durum Bursa'yı da etkiledi. Dünyadaki ekonomik bunalım sonbahara kadar devam eder. Bizdeki durum ise kapatma davasının sonucuna göre şekil alır.
Hangi ilde durum ne?



Son Osmanlılar Cenazede Buluştu
Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülmecid'in padişah olmayan oğlu Selim Süleyman Efendi'nin torunu Rana
Eldem'in cenazesi, Beşiktaş'taki Yahya Efendi Haziresi'nde toprağa
verildi.
Eldem için Teşvikiye Camii'nde düzenlenen törende, kızı Ceyda Eldem ile
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi olan oğlu Prof. Dr.
Edhem Eldem ve eşi Sedef Eldem taziyeleri kabul etti.
Törene, son Osmanlı padişahı Vahdettin ile son halife Abdülmecit'in
torunları Neslişah Osmanoğlu, tekerlekli sandalye ile getirildi.
Neslişah Osmanoğlu'nu tören boyunca kızı Prenses İkbal yalnız bırakmadı.
Törene, Abdülhamit'in torunu küçük Neslişah Sultan, Enver Paşa'nın
torunu Arzu Enver Erogan ve eşi Ömer Erogan, Osmanlı hanedanı
üyelerinden Osman Osmanoğlu ve Resan İris, şehzade Kayıhan Osmanoğlu,
Bezmi Alem Sultan'ın oğlu Cengiz Baransel, Sultan Reşat'ın torunu Emel
Osmanoğlu da katıldı.
Rana Eldem'in cenazesi, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı
sonrası Beşiktaş'taki Yahya Efendi Haziresi'nde annesi Emine Naciye
Sultan'ın yanında toprağa verildi. Eldem'in cenazesinin buraya
defnedilmesi için Bakanlar Kurulundan karar çıktığı belirtildi.
Osman Osmanoğlu, AA muhabirinin sorusu üzerine, Rana Eldem ile bir ay
önce görüştüğünü belirterek, "Ölümü biraz ani oldu, çünkü herhangi bir
sağlık sorunu yoktu. Merdivenlerden düştü ve ameliyatlardan sonuç
alınamadı" dedi.
Rana Eldem'in Özgeçmişi
Sultan Abdülmecit'in padişah olmayan oğlu Selim Süleyman Efendi'nin kızı
Emine Naciye Sultan, Enver Paşa ile evlendi. Enver Paşa'dan 3 çocuk
dünyaya getiren Emine Naciye Sultan, Enver Paşa'nın Tacikistan'da vefat
etmesi üzerine kayınbiraderi Mehmet Kamil Killigil ile evlendi. Bu
evlilikten 1926 yılında Paris'te dünyaya gelen Rana Hanımsultan,
Sorbonne Üniversitesini bitirdi. Rana Hanımsultan, 1949'da diplomat
Osman Sadi Eldem ile evlendi.
Rana Eldem ve Sultan Vahdettin'in torunu Hümeyra Özbaş'ın, çıkarılan
özel bir izinle 1939 yılında ülkeye girişlerine izin verildi.


B Planı Erken Seçim
AK Parti, anayasa değişikliği konusunda MHP ve CHP ile uzlaşamazsa, "Bu kaosu aşmanın tek yolu seçimdir" diyerek, 29 Haziran'da erken genel seçime gidecek ve 2 sandığı halkın önüne koyacak..
Ankara'da bildiri savaşları AK Parti, kapatmayı zorlayacak anayasa değişikliği için MHP ve CHP'nin desteğini alamazsa uygulamaya koyacağı 'B planı'nı şekillendirmeye başladı. CHP ve MHP, anayasa değişikliği için uzlaşmaya yanaşmazsa "Yaşanan kaosu aşmanın tek yolu seçimdir" diyerek 29 Haziran'da erken genel seçim kararı alacak. Anayasaya göre de yerel seçim aynı tarihe çekilerek, birleştirilecek. AKP yönetimi, anayasa değişikliği için destek isteyeceği CHP ve MHP'ye "Bir hafta içinde kararınızı verin" diyecek. Destek gelmezse 'B' planı devreye girecek. AKP kulislerine göre "B" planının temelini erken genel seçim oluşturuyor. Erken seçim için öngörülen tarih ise 29 Haziran Pazar. AKP yönetimi gelecek yıl martta yapılacak yerel seçimleri de erken seçimle birleştirmeyi öngörüyor. Üst düzey bir AKP'li şunları söyledi: "İki seçimin bir arada yapılmasına herhangi bir engel yok. Bu kaostan çıkmanın tek yolu da seçimdir. 22 Temmuz seçimleri öncesini hatırlayın. Müthiş bir kaos ortamı vardı. Seçime gidildi, ertesi gün sular duruldu. Kapatma davasının 6 ile sekiz ayda bitirilmesi öngörülüyor. Hiçbir ülke 6-8 ay belirsizliğe dayanamaz. Yunanistan'da bile üç kez arka arkaya seçim yapılmıştır."
Kampanya Planı
AKP, erken seçimin nasıl bir kampanyaya dönüştürüleceğini de belirledi. Kampanya tamamen, "Demokrasinden yana olanlar olmayanlar" diyerek demokrasi üzerine oturtulacak. Anayasa, iki sandık koymaya imkân sağlıyor. Anayasanın 127'nci maddesine göre genel seçiminden önce veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken yerel seçim birleştiriliyor.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
Son Düzenleme: 18/04/2008 09:51 Düzenleyen: Sebla_aaa.
 
Gel Tezkere... Gel Tezkere...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2442
istiklal (Kullanıcı)
Yeni Üye
Toplam Mesajı: 9
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:Ekonomik Kriz Kapıda 3 hafta, 2 gün önce Başarı: 0  
Kapıda değil evlerin içine kadar girdi
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2487
Sebla_aaa (Yetkili)
Yetkili
Toplam Mesajı: 221
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
UAÖ'nün İşkence Uyarısı 2 hafta, 4 gün önce Başarı: 6  
24.04.2008

Su İşkencesini Anlatan Reklam
Amerika'nın Irak'ta, Afganista'da ve Guantanamo'da uyguladığı su işkencesi reklam filmiyle protesto edildi.
Uluslararası Af Örgütü, Amerikan istihbaratının, Afganistan, Irak, Pakistan gibi ülkelerden kaçırdığı şüphelilere uyguladığı su işkencesini çektiği bir reklam filmiyle protesto etti.
Örgüt, ABD'nin istihbarat birimlerinde kullanılan 'su işkencesi'nin bir an önce durdurulmasını istedi.
Uluslararası Af Örgütü, hazırladığı kısa ve şoke edici bir filmle uluslararası kamuoyunun dikkatini bu işkence yöntemine çekmeyi amaçlıyor.
İnsanda boğulma hissi uyandıran su işkencesinin bir an önce terkedilmesini isteyen Af Örgütü'nün hazırladığı kısa film, işkencenin hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.
Af Örgütü'nün Londra Temsilcisi Kate Allen, 'Kısa filmimiz, CIA'nın, görmenizi istemediği şeyi size gösteriyor' dedi.
Film hazırlanırken yapımcıların birkaç saniye için su işkencesini gerçekleştirdiğini belirterek, 'Birkaç saniye için de olsa bunu izlemek dehşet vericiydi.
Alen, 'gerçekte engel olacak kimsenin bulunmadığı gizli hapishanlerde durum çok daha kötü' dedi.
ABD'nin su işkencesinin şok eden görüntüleri: http://www.youtube.com/watch?v=CgZDsG0lYOs


K.Irak'a Hava Operasyonu
Genelkurmay Başkanlığı, Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye sızmaya çalışan teröristlerin dün Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait uçaklarla ateş altına alınarak etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgi notunda şunlara yer verildi:''Irak'ın kuzeyinde Hakurk bölgesinde, eylem yapmak maksadıyla Türkiye'ye sızmaya çalışan silahlı bir grup PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu tespit edilmiş ve 23 Nisan 2008 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait uçaklar tarafından ateş altına alınarak etkisiz hale getirilmiştir.''
Sınır Birliklerine Tank ve Mühimmat Sevkiyat Dün Gece de Devam Etti
Şırnak'ta terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlar sürdürülüyor.Terör örgütü PKK mensuplarının etkisiz hale getirilmesi amacıyla Şırnak'ın Bestler Dereler mevkisi, Küpeli Dağı bölgesi ile Türkiye-Irak sınır kesiminde operasyonlar yoğunlaştırıldı.
Operasyonlara helikopterler de havadan destek sağlıyor. Uludere-Şırnak yol güzergahında Mehmetçik tarafından mayın arama tarama faaliyetleri de yapılıyor.
Öte yandan, sınır kesimindeki askeri birliklere malzeme sevkıyatı da devam ediyor. Dün gece Şırnak şehir merkezinden geçen çok sayıda tank ve askeri mühimmat taşıyan araç, güvenlik önlemleri altında Uludere ilçesine kaydırıldı.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
Gel Tezkere... Gel Tezkere...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2590
Sebla_aaa (Yetkili)
Yetkili
Toplam Mesajı: 221
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Bingöl'den Acı Haber 2 hafta, 2 gün önce Başarı: 6  
27.04.2008


Bingöl'de çatışma: 2 er şehit oldu
Bingöl kırsalında terör örgütü PKK üyeleri ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 2 er şehit oldu, 1 asteğmen yaralandı.
Bingöl'ün Genç ilçesi Suveren mevkisinde bir grup terör örgütü üyesi ile güvenlik güçleri arasında sabaha karşı çatışma çıktı. Çatışmada, Piyade Er Hasan Şahin ile Piyade Er Mustafa Tuluk şehit oldu, Piyade Asteğmen Emre Ülek, yaralandı.
Yaralı Asteğmen Ülek, Elazığ Askeri Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Şehitlerin cenazelerinin Elazığ Askeri Hastanesi'ne gönderildiği bildirildi.
Şehitlerin bağlı olduğu birliğin Ağrı'nın Patnos ilçesinden terörle mücadele kapsamında görevlendirme ile Bingöl'ün Genç ilçesine gittiği öğrenildi.


Sınırda Sıcak Takip
Şırnak'ta 2 askerin şehit olduğu Cudi Dağı'nda sürdürülen operasyonlarda dün 3 terörist ölü ele geçirilirken, Türkiye-Irak sınırında Şemdinli'ye geçmeye çalışan kalabalık bir terörist grupla güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Asker, sıcak takip yaparak sınırı geçti. Terörist grubun Hakurk'ta toplandığı 3 gün önce saptanmış, sınır boyu Diyarbakır'dan kalkan F-16'lar ile F-4 savaş uçaklarınca bombalanarak sızma önlenmeye çalışılmıştı. Son olarak önceki gece karanlıktan ve sarp arazi koşullarından yararlanarak grubun Şemdinli bölgesinden sınırı geçmeye kalkıştığı tespit edildi. Otomatik silahlar ve top atışları ile engellenen teröristler Irak topraklarına kaçarken, bir grup güvenlik timi de 'sıcak takip' yaparak karadan Kuzey Irak sınırına geçti. Kuzey Irak'taki yerel kaynaklar da Türk askerinin sıcak takip sonucu Kuzey Irak topraklarına geçtiğini doğruladı. Genelkurmay Başkanlığı, PKK'ya yönelik olarak iki gün art arda sınır ötesi hava harekâtı düzenlendiğini, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen bu operasyonlarda Zap, Avaşin-Basyan ve Hakurk'ta belirlenen hedeflerin vurulduğunu duyurdu. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasında bu bölgelerden Türkiye'ye karşı eylem hazırlığında teröristlerin bazı unsurlarıyla sınırdan sızmaya çalıştığı belirtildi. Şırnak'ta da Cudi Dağı'nın yanı sıra Küpeli ve Gabar Dağları, Bestler-Dereler'de operasyonların hava destekli olarak sürdürüldüğü belirtildi.


Yeniden Başkan



CHP lideri Deniz Baykal, teşekkür konuşmasında "Kurultay kapalı kapılar ardından değerlendirmelerde bulunanlara da bir ders niteliğindedir" dedi.
Yeniden Başkan
Deniz Baykal, tek aday olduğu CHP'nin 32'nci kurultayında 1105 delegeden 1021'inin oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi. Haluk Koç, Umut Oran ve Ayhan Yalçınkaya ise aday bile olamadı..
CHP'nin 'altın sentez' formülü
Koç'a dokundurma CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin 32. büyük kurultayında 10. kez genel başkan seçildi. Baykal, 1021 oyla seçilirken, aday olduğunu açıklayan isimler, aday olabilmek için gerekli olan 253 imzayı bulamadıkları için genel başkanlık yarışına katılamadı. Genel Başkan Baykal'ın yaklaşık 2.5 saatlik konuşmasının ardından çalışma raporu üzerinde değerlendirmeler başladı. PM üyesi, İnönü'nün torunu Gülsüm Bilgehan, Baykal'a "Bu parti 1992'de kurup 4.7 aldığınız parti değil. Bu parti Atatürk'ün kurduğu partidir" dedi. Örsan Öymen ise Baykal'ın genel başkanlığındaki her seçimin kaybedildiğine dikkati çekti ve "değişim şart" dedi. Kartal İlçe Başkanı Yüksel Çiftçi'nin Bilgehan ve Öymen'e yönelik olarak "Siz soyadınız için değil, bunun dışında özellikleriniz olduğu için Parti Meclisi'ne seçildiniz" deyince ortam gerildi.
Baykal'ın Tek Aday Rahatlığı
Kurultayın en çok merak edilen bölümü ise aday olacağını açıklayan isimlerin, delegelerden aday olabilmek için gerekli imzaları alıp alamayacaklarıydı. Baykal, 1016 delegenin imzasıyla kurultayın tek genel başkan adayı olurken, Haluk Koç, Umut Oran ve Ayhan Yalçınkaya aday olabilmek için yeterli sayıda imzayı bulamadı. Samsun milletvekili Haluk Koç'a 168, Parti Meclisi üyesi Ayhan Yalçınkaya'ya 1, TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı Umut Oran'a ise 15 delege imza verdi. Böylece, 3 isim aday olabilmek için delege tam sayısının yüzde 20'sine denk gelen 253 imzaya ulaşamadı. Koç adaylığı için imza verenlere teşekkür ederek "Partimizi seviyoruz" dedi. Tek adaylık nedeniyle genel başkanlık seçimi çabuk bitti. Toplam bin 231 delegenin bin 105'i oy kullandı. Baykal, bin 21 oy alarak genel başkanlığa yeniden seçildi. 84 oy geçersiz sayıldı.
10. Kez Başkan
10. kez genel başkan seçildiği kurultayda delegelere teşekkür eden Baykal, "Bu kurultay, bütünleşmiş, kenetlenmiş, ne yapmak istediğini bilen bilinçli bir örgütün desteği ile ayakta durduğunu gösteriyor" dedi. Bugün CHP kurultayında Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimleri yapılacak. Deniz Baykal'ın, son il başkanları toplantısında gelen talepler doğrultusunda parti yönetiminde önemli değişikliklere gideceği belirtildi. Baykal'ın özellikle Parti Meclisi'nin yüzde 50'sini yeni isimlerden oluşturması beklenirken, yeni liste üzerindeki çalışma gece geç saatlere kadar sürdü.


450 milyon Ortodoks Paskalya'yı kutluyor



Ortodoksların en önemli bayramı olarak kabul edilen Paskalya, Fener Rum Patrikhanesi'nde Yunanistan'dan binlerce Ortodoksun katılımı ile kutlanıyor. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden ve ABD'den Paskalya için gelen yabancıların yanı sıra, Türkiye'deki Gürcüler, Bulgarlar, Ruslar da Paskalya'yı kutluyor. Yaklaşık bir hafta süren Paskalya yortusu bugün düzenlenen ayinle son bulacak. Cumartesi ve pazar olmak üzere iki gün süren ayinlerin ilkinde Patrik simgesel olarak mum dağıtıyor. Cumartesi gecesi düzenlenen bu ilk ayinde, saat 23.00 ile 00.00 arasında mumlar yakılıp, dualar okunuyor. Bir kısmı kilise içerisinde, diğer kısmı Patrikhane avlusunda gerçekleşen ve yaklaşık bir saat kadar süren ayin, her yıl farklı bir tarihe denk geliyor. Bugün Patrikhane'de yapılacak ayin sabah 10.00'da başlayacak ve öğleye dek sürecek. Paskalya İsa'nın yeniden doğumunu ifade ediyor.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
Gel Tezkere... Gel Tezkere...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2629
Sebla_aaa (Yetkili)
Yetkili
Toplam Mesajı: 221
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
1 Mayıs 2008 1 hafta, 4 gün önce Başarı: 6  
01.05.2008

Dakika Dakika İstanbul'da 1 Mayıs



12:12- DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Türk Tabipler Birliği Başkanı, yaklaşık 100 kişilik bir grupla Şişli'ye geldi.
12:12- İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, 1 Mayıs'a kapatılan Taksim'de denetimlerde bulundu. Cerrah, esnafla sohbet etti ve durumun nasıl olduğunu sordu.
12:04- Halaskargazi Caddesi'nde toplanıp sloganlar atmaya başlayan ve halay çeken bir gruptaki bazı kişiler, caddeden geçen polis midibüsüne taş atmaya başladı. Taşların isabet ettiği araçta küçük çapta hasar oluştu.Bunun üzerine panzer desteğindeki çevik kuvvet ekipleri grubun bulunduğu alana geldi. Panzerden su sıkılarak ve biber gazı atılarak gruptakilere müdahalede bulunuldu.
12:02- DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, TÜRK-İŞ Genel Sekreteri Mustafa Türkel ile bir grup milletvekilinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 100 kişilik grup Taksim'e doğru yürüyüşe başladı.
11:52- KESK, İstanbul'da 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen göstericilere yönelik güvenlik kuvvetlerinin saldırılarını kınadıklarını açıkladı.
11:37- Polis ablukasında olan Halaskargazi Caddesi'nde bekleyiş sürüyor. Mecidiyeköy-Şişli arasındaki caddenin tüm sokaklarında geniş güvenlik önlemeleri alan polis, grupların birbiriyle buluşmasına izin vermiyor.
11:35- 1 Mayıs kutlaması için Şişli Ergenekon Caddesi'nden Taksim Meydanı'na çıkmak isteyen yasa dışı gruplara polis sert müdahalede bulundu. Maskeli olan, yollara barikat kuran ve polise kaldırım taşları atan marjinal grup üyelerini, çevik kuvvet polisleri gaz bombalarıyla dağıtmaya çalıştı.
11:28- DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, sendika ve sivil toplum örgütleri olarak Taksim'e yürüyüşü can güvenliklerinin olmadığı gerekçesiyle iptal ettiklerini açıkladı.
11:26- 1 Mayıs kutlamalarına katılmak üzere Tekirdağ ve Kırklareli'nden çok sayıda işçi İstanbul'a geldi. TEM Otoyolu Mahmutbey gişeleri çıkışında bir süre bekleyen işçiler konvoy oluşturarak Şişli'ye gideceklerini belirtti.
11:21- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 1 Mayıs kutlamalarıyla ilgili taraflardan hala olumlu yaklaşım beklediklerini bildirdi.
11:20- Genel Başkanı Zeki Sezer, ''Demokratik kurallar içinde bayramını kutlamak isteyenlere varsa provokasyon türü olumsuzlukları önleyecek ve ön açacak olan hükümetin kendisidir'' dedi.
11:16- 1 Mayısı kutlamak için Yalova ve Bursa'dan İstanbul'a gitmek isteyenler, Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki Eskihisar feribot iskelesinde kontrolden geçiriliyor.
11:05- DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yetkililerle görüştü. Görüşmede, grupların, Taksim'e gitmesine izin verilmeyeceği, ancak sendika yöneticileri ve milletvekillerinin, Cumhuriyet Anıtı'na çelenk koyabileceklerinin söylendiği öğrenildi. Görüşmenin ardından bir araya gelen sendikacıların son durum için karar verme ve açıklama yapmaları bekleniyor.
11:00- 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlamak amacıyla Şişli ve Beyoğlu'nun çeşitli bölgelerinde toplanmaya çalışan gruplara polisin müdahalesi sürüyor. Bu müdahaleler sırasında polisin sıktığı basınçlı su ve kullandığı biber gazından çevredeki bazı vatandaşlar ile gazeteciler de etkilendi. Polisin müdahaleleri sırasında olay yerinde görev yapan Anadolu Ajansı (AA) Kameramanı Engin Morgül ile Reuters Kameramanı Bülent Usta, basınçlı sudan etkilendi ve kullandıkları kameraları kırıldı.
10:58- CHP Şişli ilçe binası önünde toplanan grubun Taksim'e doğru yürüyüşünü engellemek için önlem alan polise ara sokaklardan gelen bir grup taşlarla saldırdı. taşlandı. Halaskargazi Caddesi üzerine ara sokaklardan inen yaklaşık 50 kişilik grup CHP binası önündekileri engellemeye çalışan polise taş attı. İki polis hafif yekilde yaralanırken ara sokaklara kaçan gruba biber gazı ile müdahale edildi.
10:55- İstanbul'da 1 Mayıs göstericilerine polis sert müdahalede bulunuyor. Pangaltı'da toplanan göstericilere tazyikli su ve biber gazıyla müdahalede bulunan polisin cop kullandığı görülüyor. Polisin, göstericilere sert müdahalesi sürüyor.
10:51- İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Osmanbey'e geldi. Cerrah'ın polisin kullandığı biber gazından etkilendiği görüldü.
10:49- 1 Mayıs işçi bayramını kutlamak için sabahın erken saatlerinde Halasgargazi ve Osmanbey toplanan gruplar Taksim meydanına girebilmek için ara sokaklarda toplanmaya devam ediyor. Yaklaşık 200 kişilik bir grup da Taksim'e doğru yürütüşe geçmek için Dolapdere'ye doğru harekete geçti. Polis Dolapdere'de yoğun güvenlik önlemleri alırken, cadde tek yönlü olarak trafiğe kapatıldı.
10:48- İstanbul'daki 1 Mayıs kutlamalarında bulunan CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, polisin DİSK Binası içine sıktığı biber gazının Cenevre Konvansiyonu'na göre, savaşlarda kullanılmasının bile yasak olduğunu söyledi. Mengü, kullananların yargılanması gerektiğini söyledi.
10:38- DİSK önünde bekleyen gruba dördüncü kez müdahale edildi. Tazyikli su ve biber gazı sıkılan grup polis tarafından dağıldı. Kaçan göstericileri polis ara sokaklarda takip etti. Sıkılan biber gazından göstericilerin yanısıra kameramanlar da olumsuz etkilendi.
10:30- DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve parti yönetimi DİSK'le birlikte 1 Mayıs İşçi Bayramı için Taksim yürüyüşüne katıldı. Hükümet'in 1 Mayıs için aldığı önlemleri eleştiren ve bunların güvenlik önlemi olmaktan çok 1 Mayıs özgürlerini engellemeye dönüştüğünü belirten Sezer, DİSK ile yürüyüşü tercih etti.
10:27- 1 Mayıs göstericilerinin Taksim'e girmesine izin vermeyen güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri ve yoğun olarak gaz bombası kullanmaları civardaki hastanelerin bir anda gazdan etkilenen göstericilerin akınına uğradı. TTB Merkez Konseyi üyesi Ali Çerkezoğlu sabah 6.30'dan itibaren çevre hastanelere onlarca göstericinin geldiğini söyledi. Çerkezoğlu, özellikle Şişli Eftal Hastanesine gelenlerin solunum yetmezliğine varan nefes alma güçlüğü ve zehirlenme belirtileri nedeniyle ilk yardım yapıldığını anlattı.
10:14- Şişli ve Beyoğlu'ndaki hastanelerin 1 Mayıs dolayısıyla olağanüstü durumlara karşı hazırlıklı olması istendi. Öte yandan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, 112 Acil Ambulans Hizmetleri de 36 ambulansı bölgede çıkabilecek olaylar için hazır bekletiyor. Bu kapsamda Taksim Meydanı'nda 4 ambulans hazır tutuluyor.
09:48- İstanbul'daki 1 Mayıs kutlamaları nedeniyle il emniyet müdürlüğü binasında kriz masası oluşturuldu.
09:41- DİSK Genel Merkezi önünde toplanan grup, konfederasyon binasında bulunanlarla birlikte bir süre sloganlar attı. Bu gruba polislerce saat 09.15 sıralarında su sıkılarak müdahalede bulunuldu. Bunun üzerine kaçmaya başlayan gruptakiler, polis tarafından bir süre izlendi. Grup, Abide-i Hürriyet Caddesi'ndeki İskete Sokak'a girerek dağıldı.
08:50- DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, konfederasyonun Şişli'deki genel merkezi önünde bu sabah gerçekleştirilen polis müdahalesini kınadığını belirterek, ''Bu ülkeyi germeyin, işçilerin 1 Mayıs kutlamalarını engellemeyin, hukuk ve yasa dışı iş yapmayın'' dedi.
08:48- Şişli'de, 1 Mayıs'ı kutlamak amacıyla Taksim Meydanı'na yürüyüş başlatmayı planlayan gruba polislerce müdahale edildi.
07:04- Şişli'de, 1 Mayıs kutlaması için Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Merkez binasının önünde toplanan gruba polis müdahale etti. Bu sırada göstericilerle polis arasında kovalama yaşandı. Göstericiler de polise taş atarak karşılık verdi. Bölgedeki gerginlik sürüyor.
06:29- 1 Mayıs kutlamaları öncesi Taksim ve civarındaki güvenlik hazırlıkları saat 05.00'te başladı. Çevik Kuvvet polisi ve jandarma, Taksim'de geniş güvenlikleri alırken, Mecidiyeköy, Halaskargazi Caddesi, Talimhane, Dolmabahçe ve Tarlabaşı polis gözetimine alındı.
02:26- 1 Mayıs kutlamalarında İstanbul polisine destek vermek ve güvenliğe yardımcı olmak amacıyla Türkiye'nin 12 ilinden sevk edilen polis kafileleri Atatürk Havalimanı'na gelmeye başladı. 260 Çevik Kuvvet Polisi'nden oluşan ilk kafile İzmir'den geldi.
02:13- Beyoğlu'nda DİSK ve KESK'in kafilesine katılıp, eylemde bulunmak için molotof hazırlayan 3 kişiden 1'i yakalandı. Bir okulun bahçesinde hazırlanan 3'ü hazır toplam 10 adet molotof kokteyli ele geçirildi.
02:05- İstanbul'daki 1 Mayıs kutlamalarına katılmak için farklı şehirlerden gelen işçiler, DİSK Genel Merkezi önünde toplanmaya başladı.
01:32- Beyoğlu'nda, hazırlanmış durumda 17 adet molotofkokteyli ele geçirildi. Gözaltına alınan Muharrem D., Haliç Polis Merkezi'ndeki işlemlerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi Müdürlüğü'ne götürüldü.


Silopi'de 8 Terörist Teslim Oldu
Şırnak'ın Silopi ilçesinde terör örgütü PKK mensubu 8 kişi teslim oldu.
Terör örgütü PKK'dan kaçan 8 terörist, Silopi ilçesi yakınlarındaki Habur Sınır Kapısı'nda güvenlik güçlerine teslim oldu.
Teslim olan teröristler arasında 5 yaşında çocukları olan bir çiftin de bulunduğu bildirildi. Teröristlerin sorguları devam ediyor.


Asrın Sapığı: Kızım asiydi
Kızını hapsedip ondan 7 çocuk yapan Avusturyalı sapık baba Fritzl: "Asi bir kızdı. Onu kötü alışkanlıklardan korumak için bunu yaptım."
Asrın Sapığının İğrenç İtirafları
Dünyanın kanını donduran Fritzl, polis ifadesinde kızının son derece asi bir yapısı olduğunu bu yüzden de onu hapsettiğini söyledi. Avusturya medyası isyan edip toplumsal yapının gözden geçirilmesini istedi
Sadece Avusturya'yı değil dünyayı şok eden 'asrın sapığının' polise verdiği ilk ifadeler basına yansımaya başladı. 24 yıl boyunca öz kızını evinin bodrumuna kapatıp ondan 7 çocuk yapan Josef Fritzl, polise "Asi bir kızdı. Bu yüzden onu uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan korumak için bunu yaptım" dedi. Olaya isyan eden Avusturya medyasında, toplumsal yapının gözden geçirilmesini isteyen görüşler ortaya konuyor. Bu arada Fritzl'in yaz tatillerinde özellikle Tayland'ı seçtiği de saptandı. Yetkililer babasının 11 yaşından itibaren taciz ettiği Elisabeth Fritzl'in 16 yaşından itibaren evden kaçtığını açıkladı. Psikiyatristler sapık babanın çift kişilikli ve üstünlük kompleksli olduğu teşhisi koydu. Fritzl'in otoriter kişiliğiyle tüm ailesini baskı altında tuttuğu ve cinsellik konusunda saplantılı olduğunu kaydetti. Yetkililer bodrum katın çok küçük olması nedeniyle Fritzl'in çocukların önünde kızı ile cinsel ilişkiye girdiğini belirtti. Fritzl sapık planını 40 yıl önce daha kızı iki yaşındayken uygulamaya koyarak garajdaki gizli bölmeyi düzenlemiş. Evi inşa ettikten sonra ailesiyle buraya taşınmış.
Ömür Boyu Hapsi İstenecek
Ömür boyu hapisle yargılanacak Fritzl'in, 1960'lı yıllarda bir kadına tecavüz girişimi ve tacizden tutuklandığı öğrenildi. Semt sakinlerinin bir kısmı da bundan dolayı çocuklarının Fritzl ailesinin evinin yakınlarında oynamaya yollamadığını belirtti. Kasabanın 2 kilometre uzağında Fritzl'e ait bir mülk daha bulundu. Yeni bir hücre yapmaya çalıştığı şüphesi doğuran bu evi Fritzl, 2001'de satın almış. Akıllarda en çok yer eden soruysa anne Rosemarie'nin olaydan gerçekten haberdar olup olmadığı... Eşinin sabıka kayıtlarından da haberdar olan Rosemarie Fritzl'in baskıdan dolayı ruhsal dengesinin bozulduğu ve herşeyi kabullendiği tahmin ediliyor. Diğer bir soru da asrın sapığının Elisabeth'ten olan çocuklarla ilişki yaşayıp yaşamadığı...


Klavyeniz Klozetten Daha Pis!



İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, bilgisayar klavyelerinde, klozetteki kadar bakteri bulunduğunu ortaya koydu.
Bilgisayar klavyelerinde bulunan milyonlarca bakterinin kullanıcılarda ishal, kusma ve benzeri pek çok rahatsızlığa yol açabildiğine dikkat çeken bilim adamları, mikrobiyologların sonuçları "Which?" adlı dergide yayımlanan araştırmalarının, klavyelerde bulunan bakterilerin arasında koli basili ve enfeksiyonlara yol açan Staphylococcus aureus bakterilerinin de bulunduğunu gösterdiğini bildirdi.
33 ayrı klavyeyi inceleyen bilim adamları, klavyelerin üzerindeki bakterilerle klozet ve tuvaletlerin kapı kollarında bulunan bakterileri karşılaştırdı. Bilim adamları, araştırmada kullanılan bir klavyenin kesinlikle kullanılmamasını istedi ve bu klavyede, bir klozettekinden 5 kat fazla bakteri bulunduğunu, kirliliğin, kabul edilebilir düzeyin 150 kat üstünde olduğunu belirtti.
Bilim adamları, klavyelerde bakteri üremesinin en önemli sebebinin, kullanıcıların bilgisayar başında yemek yemesi olduğunu kaydetti ve dökülen kırıntıların bakterilerin üremesine yol açtığını ifade etti. Bilim adamları, kullanıcıların kişisel temizliğe dikkat etmemesinin, el yıkamamasının da bakteriyel kirliliğe neden olduğunu bildirdi. Anketler, her 10 kişiden birinin "asla" klavyesini temizlemediğini gösteriyor. Bilim adamları, bakteriyel kirlilik tehlikesinin telefon ahizelerinde de bulunduğu konusunda uyardı.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
Gel Tezkere... Gel Tezkere...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2740
Koray (Yönetici)
Yönetici
Toplam Mesajı: 209
graphgraph
Şu An Sitede Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:1 Mayıs 2008 6 gün, 6 saat önce Başarı: 7  
Bakırköy'de hakim ve savcı lojmanlarında oturan savcı baba ile hakim annenin 16 yaşındaki okul birincisi kızı, 7. kattaki evlerinin penceresinde telefonla konuşurken aşağıya düşerek hayatını kaybetti.
Olay, Ataköy 5. Kısım Dumlupınar Caddesi E-2 Blok 7. katta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Uğur Koleji lise ikinci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki İ.Ö., savcı olan babası O.Ö. ile hakim olan annesi H.Ö. evde olmadığı sırada apartmanın 7. katındaki evlerinde pencerenin kenarına koyduğu mindere oturarak telefonla konuşmaya başladı. İddiaya göre, bu sırada dengesini kaybeden genç kız, 7. kattan beton zeminine düştü. İ.Ö., olay yerinde hayatını kaybetti. Olayı haber alan anne ve baba, sinir kirizleri geçirdi. Geçen dönem okul birincisi olduğu öğrenilen İ.Ö.'nün ölümü, lojmanda oturan hakim ve savcıları da yasa boğdu. Genç kızın cesedi, olay yerine gelen savcının incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Öte yandan, olan bitenden habersiz okuldan evine dönmekte olan küçük kardeş ise, arkadaşları tarafından evde kendisine bir sürpriz hazırlandığı bahanesiyle olay yerinden uzaklaştırıldı. Polis, olay sırasında telefonuyla konuştuğu belirlenen genç kızın telefon kayıtlarını incelemeye aldı.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2741
Koray (Yönetici)
Yönetici
Toplam Mesajı: 209
graphgraph
Şu An Sitede Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:1 Mayıs 2008 6 gün, 6 saat önce Başarı: 7  
ABD'de, başkanlık seçimlerinin Demokrat Parti adaylarından Barack Obama'ya video klipleriyle destek veren hip hop yıldızı will.i.a.m ve Fransız film yönetmeni Michel Gondry'nin aralarında bulunduğu internet oscarları, "Webby Awards" ödüllerinin sahipleri belli oldu. İnternet siteleri, interaktif reklam ve online video sektörü için en önemli ödüller olarak kabul edilen internet Oscarları 12 yıldan bu yana veriliyor.



NEW YORK - ABD'de, başkanlık seçimlerinin Demokrat Parti adaylarından Barack Obama'ya video klipleriyle destek veren hip hop yıldızı will.i.a.m ve Fransız film yönetmeni Michel Gondry'nin aralarında bulunduğu internet oscarları, "Webby Awards" ödüllerinin sahipleri belli oldu.
İnternet siteleri, interaktif reklam ve online video sektörü için en önemli ödüller olarak kabul edilen internet Oscarları 12 yıldan bu yana veriliyor.
Hip hop yıldızı will.i.a.m, ABD başkanlık seçiminin iddialı Demokrat Parti adayı Barack Obama'ya destek için hazırladığı ve şubat ayından bu yana 17 milyondan fazla izlenen "Yes We Can" ile "Yılın sanatçısı" ödülünü alırken, Fransız Michel Gondry de, "Sempatik olun, makarayı sarın" adlı filmiyle, kendisini izleyen diğer yönetmenlere esin kaynağı olduğu ve favori filmlerinin sahnelerini internette paylaştığı için özel ödül aldı.
ABD'nin etkin gazetesi New York Times da, internet sitesiyle haber ve görüntü için 8 ödüle, kara mizah dergisi The Onion'ın internet sitesi de 7 ödüle layık görüldü.
Ödülleri aralarında, "Simpsons"ın yaratıcısı Matt Groening, yazar ve editör Arianna Huffington ve sinema yapımcısı Harvey Weinstein'ın da bulunduğu Uluslararası Dijital Sanatlar Akademisi üyelerinden oluşan bir jüri verdi.
İnternet oscarları, 10 Haziran'da, New York'ta düzenlenecek galayla sahiplerini bulacak.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2794
Sebla_aaa (Yetkili)
Yetkili
Toplam Mesajı: 221
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
PKK'nın Medya Merkezi Vuruldu 23 saat, 16 dakika önce Başarı: 6  
12.05.2008


PKK'nın Kandil'deki Medya Merkezi Vuruldu
Şemdinli'nin karşısındaki Kuzey Irak topraklarında bulunan Avaşin-Basyan kampından geldikleri ve yine buraya kaçtıkları belirlenen teröristlerin geçiş güzergâhı obüs topları, kampları ise F- 16'larla vuruldu. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgi notunda ise özetle şu ifadelere yer verildi: "Irak'ın kuzeyinde Avaşin-Basyan bölgesinde tespit edilen PKK terör örgütüne ait hedefler, 10 Mayıs 2008 günü saat 18.00'den itibaren karada konuşlu ateş destek vasıtalarımız ve Hava Kuvvetleri'ne mensup uçaklarımız tarafından ateş altına alınmıştır. Tüm hedefler isabetle vurulmuştur." Genelkurmay'dan operasyonuna ilişkin ikinci açıklamada ise "PKK terör örgütüne ait diğer hedeflerle birlikte basın ve propaganda merkezi de ateş altına alınarak imha edilmiştir" dedi.


Çin'de 7,8 Büyüklüğünde Deprem
Amerikan Jeolojik Araştırmalar Merkezi, Çin'in doğusundaki Sichuan eyaletinde Richter ölçeğine göre 7.8 büyüklüğünde deprem olduğunu bildirdi. Şiddetli deprem Şanghay ve Pekin kentlerinin yanı sıra, Tayvan'da da hissedildi.
Depremin merkezinin Sichuan eyaletinin başkenti Chengdu'nun 92 kilometre kuzeybatısında, yerin 29 kilometre altında olduğu bildirildi.
Eyalette çok sayıda kişinin panik içerisinde olduğu ve insanların evlerine giremediği belirtildi.
Depremde 4 çocuğun hayatını kaybettiği, 100 kadar da yaralı olduğu bidirildi.
Büyük Kentlerdeki Binalardan Binlerce Kişi Tahliye Ediliyor
Çin'in güneybatısındaki Sichuan eyaletinde meydana gelen ve bölge ülkelerinde de hissedilen 7,5 büyüklüğündeki depremin ardından, ülkenin büyük kentlerindeki yüksek binalardan binlerce kişi tahliye edildi.
Şanghay'daki ticaret merkezinde bulunan ülkenin en yüksek binası Jinmao Kulesi'nin de güvenlik nedeniyle boşaltıldığı belirtildi.Amerikan Ulusal Jeofizik Enstitüsü'nün ilk olarak 7,8 büyüklüğünde olduğunu duyurduğu depremin eyaletin başkenti Çengdu'ya 92 kilometre mesafede ve yerin 10 kilometre derininde olduğu bildirildi.Deprem nedeniyle başkent Pekin'deki binalardan binlerce kişinin tahliye edildiği kaydediliyor.
Görgü tanıkları, sarsıntının yaklaşık 2-3 dakika sürdüğünü, büyük depremin ardından hala küçük artçı sarsıntılar hissettiklerini aktardı.Yer sarsıntısı, Pekin, Şanghay gibi büyük kentlerin yanı sıra Tayland'ın başkenti Bangkok'ta da hissedildi. İlk belirlemelere göre, 4 çocuk öldü, 100 kadar da yaralı var.
İki Okul Çöktü, 4 Çocuk Öldü
Çin'in güneybatısındaki şiddetli depremin, ülkenin güneybatısındaki Chongqing kentinde iki ilkokulun çökmesine neden olduğu, 4 çocuğun öldüğü bildirildi.
Yeni Çin haber ajansı, 100'den fazla çocuğun da yaralandığı bilgisini verirken, Sichuan eyaletine komşu Yunnan eyaletinde de bazı binaların yıkıldığı bildirildi.
Sichuan Eyaletinin başkenti Çengdu'daki uluslararası havalimanının deprem nedeniyle geçici olarak kapatıldığı, kurtarma ve yardım çalışmalarına yardım amacıyla bölgeye asker sevk edildiği duyuruldu. Devlet Başkanı Hu Cintao'nun da, orduya yardım tedariki için talimat verdiği, Başbakan Wen Ciabao'nun, sarsıntıdan etkilenen 10 milyon nüfuslu Çengdu'ya hareket ettiği belirtildi.
Depremin ardından 6,0 ve 5,4 büyüklüklerinde artçı sarsıntıların olduğu, birçok binayla kentteki hastanenin boşaltıldığı, kentte elektrik kesintisi olduğu ve cep telefonlarının çalışmadığı belirtiliyor.
Deprem Merkezine Yakın Bölgede Çok Sayıda Bina Çöktü
Çin'in güneybatısındaki Sichuan eyaletinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki depremin merkez üssüne yakın bölgede onlarca evin çöktüğü bildirildi.
Çin'in resmi haber ajansı, Dujiangyan kentinde çok sayıda evin çöktüğünü, 5 olarak açıklanan ölü sayısının artmasından endişe edildiğini duyurdu. Bölgedeki telefon bağlantılarının kesik olduğu belirtiliyor.
Bu arada, depremin meydana geldiği Sichuan eyaletine komşu Santai'deki Sismoloji Bürosu sözcüsü Deng Changwen, depremin büyüklüğünün Richter ölçeğine göre 7,8 olduğunu belirtti. Amerikan Jeolojik Araştırmalar Merkezi de (USGS) bazı ajansların 7,5 olarak duyurduğu depremin büyüklüğünün 7,8 olduğunu açıkladı.


ÖSS'de Yeni Sınav Modeli
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversiteye giriş için tek aşamalı ancak adayların yılda birkaç kez girebilecekleri bir sınav modeli düşündüklerini açıkladı.
Özcan, Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) yapmayı düşündükleri değişikliklere ilişkin sorularını yanıtladı.ÖSS'yi değiştirmek istediklerini belirten Özcan, bu konu üzerinde çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığının (ME da konuyla ilgili çalışmaları olduğunu söyleyen Özcan, MEB ile ortak
çalışacak aşamaya henüz gelinmediğini kaydetti. Özcan, ''Benim isteğim onlarla bizim ekibin beraber çalışması. Onların hazırlıkları bizimkinden önce başladı sanırım. Onlarınki, öğrencinin her yıl lise 1, 2, 3 ve 4 yıllardaki gösterdiği performansın ortalamasının sene sonundaki bir imtihanla birleştirilmesi ve onun nota dönüştürülmesi şeklinde. Biz de İngilizlerin yaptığı gibi düşünüyoruz'' dedi.
İngiltere'deki sistemde adaylara 12-13 konu verildiğini ve adayların bu konulardan istedikleri birkaçını seçerek sınava girdiklerini anlatan
Özcan, kendilerinin de bu model üzerinde durduklarını ifade etti. Özcan, şöyle konuştu:
''12-13 konuda imtihan verelim öğrencilere, öğrenciler 5'ini seçsin imtihana girsin, hepsinden girmesin. 3'ünden aldığı puanla da üniversitelere müracaat etsin. Üniversiteler de alacakları öğrencileri bölümlere bağlı olarak, 3 konu belirleyerek istesinler. Örneğin, desinler ki 'makine mühendisliğine genel kabiliyet, matematik ve biyolojiden 80 puanın üzerinde alanları kabul edeceğim, Bu puanı tutturanlar müracaat etsin'.
Bunu üniversiteler de yapabilir, ÖSYM'ye de yaptırabiliriz. Aynı eskiden olduğu gibi öğrencinin 3 konuda aldığı puan hangi bölüme tutuyorsa onu
otomatik olarak yaptırabiliriz. Yani yerleştirme işini ÖSYM'ye verebiliriz, üniversiteye de yaptırabiliriz.Eskiden, bizim zamanımızda, puan alıyordunuz, üniversiteye müracaat ediyordunuz. Üniversite de durumuna bakarak sıralıyordu. Her üniversitenin kapısında listeler yayınlanırdı, 'şunlar girmeye hak kazandı' diye. Ona benzer bir sistem. Her halde ikisini karıştırırız. Henüz net değil. Tek bildiğimiz şey sistemin kesinlikle değişeceği.''
''Ne Alan Var Ne Katsayı''
''Bu sistemde öğrencinin hangi okuldan mezun olduğunun önemi kalmayacak mı?'' sorusuna Özcan, ''Ne alan kalacak ne katsayı, hepsi gidiyor. Tamamen başarıya odaklı bir sistem olacak. Çocuğun, 3 dersten veya her neyse lise 1, 2, 3 ve 4'teki başarısına dayanan bir sistem olması lazım'' yanıtını verdi.
Özcan, üniversitelerdeki her bölüm için adayların hangi derslerden veya konulardan başarılı olması gerektiğini üniversitelere soracaklarını belirterek, ''Örneğin, makine mühendisliği bölümlerine soracağız 'siz hangi 3 tür puanla öğrenci almak istiyorsunuz' diye. Onlar belirleyecek. Daha sonra bunları ÖSYM'nin kitapçığında yayınlayacağız'' dedi.MEB'in öngördüğü sistem ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Özcan, şunları kaydetti:''O da iyi bir sistem. Fakat orada ben bir şeye güvenmiyorum: Ortalama ağırlıklı puan konusu. Bu puanın hesaplanması konusunda... Yani biz bunu bırakırsak, bazı hocalar öğrencilerin başarısını gereksiz yere şişirebilirler, çocuğun durumu iyi görünsün diye. Ondan korkuyorum. Öyle olacağına, genel bir imtihan olsun, hiçbir sübjektif tarafı olmayan, öğrenci imtihana girsin, oradaki başarısına göre olsun, bu daha iyi.''
''TOEFL Gibi Bir Mekanizma Olsun''
''Siz, tek sınav mı düşünüyorsunuz?'' sorusunu Özcan, şöyle yanıtladı:''Aynı üniversite sınavı gibi tek ama senenin her anında yapılabilir bir sınav düşünüyoruz. Böyle bir defada olmasın, aday onu 3-5 defa alabilsin. Mesela matematikten girdi, diyelim ki 100 üzerinden 25 aldı, bu onu tatmin etmedi. 6 ay sonra bir sınav daha olsun. ÖSYM, bu imtihanları döndürsün istiyoruz. Nasıl işte, TOEFL'da 120 doları veriyorsun, o hafta sonu sana hemen veriyorlar imtihanı. Burada da öyle bir mekanizma olsun. Herkes, yığınlar, gidip bir günde o imtihanı almasın. Mesela, genel yetenek testini gelecek ay alacak, matematik testini 2 ay sonra, coğrafya sınavını ondan bir ay sonra alacak. Ama okul açılmadan yapılacak bu sınavlar, sürelere de riayet edilecek. Diyelim ki kaldınız, bir daha alabileceksiniz. Sonra aldığınız puanlarla üniversitelere başvuracaksınız. Bu sınavları döndürelim istiyorum, bir günde olmasın. Hani diyorlar ya '190 dakikada insanın hayatı tayin ediliyor'. Çocuk rahat rahat girsin. Hem çocuğun şansı da artar.''
Adayın üniversiteye sınavda aldığı en yüksek puanla başvurabileceğini söyleyen Özcan, bu sistemde ''psikolojik stresinin de az olacağını'', adayın ''kendini iyi hissettiği bir zamanda sınava girmesine olanak sağlanmış olacağını'' kaydetti.Böyle bir sistemin teknik olarak uygulanıp uygulanamayacağının sorulması üzerine Özcan, ''ÖSYM uygulayabilir'' dedi.
'Bizim Kontrolümüzde Olsun'
Özcan, böyle bir sistemde sınavın Ankara'da yapılmasından yana olduğunu söyledi. ''Yapılacaksa Ankara'da olsun bu iş. Herkes Ankara'ya gelsin. Burada, bizim kontrolümüzde olsun'' diyen Özcan, daha sonra birkaç ile yaygınlaştırılabileceğini kaydetti.''Bu durum tepki çekmez mi, Ağrı'daki bir aday buraya nasıl gelecek?''
sorusuna Özcan, ''Eskiden, bizim zamanımızda geliniyordu. Tabii şöyle bir şey de yapabiliriz: Doğudakiler mesela Erzurum'da girebilir. Yani belli yerlerde olsun. Kastettiğim şey kontrollü olsun, kontrol edebileceğimiz iller olsun. Hakkari'deki sınavı ben kontrol edemem. Yeni bir sisteme geçiyoruz, bilinmezi de çok olur. O yüzden hakim olabileceğimiz Doğuda birkaç il, Orta Anadolu'da bir kaç il olabilir''
karşılığını verdi.
Özcan, yeni sistemin, ''İngiliz sistemi göz önünde bulundurularak, ülke koşullarına uygun bir sistem olmasını düşündüklerini'' kaydetti.

''Gelecek Yıl İçin Olmasa Bile...''
İngiliz sisteminde açık uçlu sorular da yöneltildiğinin belirtilmesi üzerine Özcan, ''Bazılarında açık uçlu sorular var. Sosyal alanında sorular açık uçlu zaten, test değil. Bizde eskiden uygulanan olgunluk sınavlarının aynısı. Mesela Tarihten 'şu savaşın etkilerini yazın' diyor. Hepsi test değil yani'' dedi.
''Yeni sistemde de öyle mi olacak'' sorusuna Özcan, ''Tabii. Onu kaldıran konularda hepsi açık uçlu olacak'' dedi.YÖK Başkanı Özcan, konu ''olgunlaştıktan'' sonra üniversitelerle paylaşacaklarını bildirdi.Özcan, düşünülen değişikliğin ne zaman uygulamaya konulacağı konusunda da ''Gelecek yıl için olmasa bile, bu sefer alan ve katsayıları kaldırırız. ona bir hazırlık olur. Evet, yetişmeyebilir, olmazsa bir sonraki sene geçeriz'' dedi.
''Katsayı Yerine Puanla Yerleştirilecek''
''Alan ve katsayıların kaldırılması halinde adaylar nasıl yerleştirilecek?'' sorusu üzerine Özcan, ''Aldığın puana göre yerleştirileceksin. Kimse de sana 'sen bu meslek okulundasın ancak şu meslek yüksek okuluna gidebilirsin' diye bir şey söylemeyeceksin. Puanın tutuyorsa makine mühendisi ol, sosyolog ol, psikolog ol'' diye konuştu. Özcan, birçok ülkenin üniversiteye giriş sistemini incelediklerini belirterek, ''Yeni yeni bilgi topluyoruz sistemlerle ilgili. Dünyada nasıl yapılıyor, bizde nasıl yapılıyor? Bizimki türden sınav uygulayan 3 ülke kaldı'' dedi.
''Düşündüğünüz modeli Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaştınız mı?'' sorusuna Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ''Milli Eğitim Bakanı ile özel olarak konuştum. 'Olgunlaşsın ondan sonra görüşürüz' diyor, gayet iyi karşılıyor'' yanıtını verdi.
 
Mesajı Şikayet Et   Bağlı Bağlı  
 
Gel Tezkere... Gel Tezkere...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
_GEN_GOTOTOP Cevapla